Çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu bir şekilde gelişimesi için aşılarının düzenli ve tam olması gerekli. Peki, sizin çocuğunuzun aşıları tam mı? Aşılar hangi hastalıklara karşı ve ne kadar süre ile koruyuculuk sağlar? Yeni uygulanan aşı çeşitleri nelerdir? Çocuğunuza suçiçeği aşısı yaptırmalı mısınız? Zatürree, rotavirüs, Hepatit A, rahim ağzı kanserine karşı koruyuculuk sağlayan HPV aşısı gibi aşılar hakkında yeterince bilgiye sahip misiniz?
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sinan Mahir Kayıran aşılar ve önerilen güncel primer aşı takvimi hakkında bilgiler verdi.
Aşıların, insanları bir takım mikropların neden olduğu hastalıklara karşı korumak amacıyla geliştirildiğini belirten Dr. Kayıran yaşamımıza yeni bir anlam katan bebeklerimizin aşı ile korunabilmelerinin mümkün olduğu hastalıklar ve bu aşılar hakkında bilgili olmamızın önem taşıdığını vurguladı. Aşıların uzun yıllar ve çok kapsamlı araştırmalar sonunda ortaya çıktığını ve aşıların yararlı olabilmesi için mutlaka belirli doz ve zaman aralıklarıyla yapılması gerektiğini belirten Dr. Kayıran şu bilgileri verdi:
Verem (Tüberküloz ) Aşısı
Verem hastalığı dünyada ve ülkemizde halen önemini koruyan bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütünün önerileri doğrultusunda ülkemizde verem aşısı (BCG aşısı) iki doz olarak, yaşamın ilk üç ayı içerisinde ve ilkokul yıllarında uygulanmaktadır.
Difteri, Boğmaca Tetanos (DBT) Aşısı, Çocuk Felci (IPV), Hib (Menenjit) Aşısı (Beşli Karma Aşı)
Difteri ateş, halsizlik ve solunum güçlüğü ile seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum yollarının tıkanması, kalp yetmezliği ve felçler nedeniyle yaşamını kaybeder. Boğmaca, çoğunlukla 2 yaşından küçük çocuklarda görülen, nefes almayı engelleyecek biçimde öksürük nöbetlerine neden olan, bakteriyel bir enfeksiyon hastalığıdır.
Tetanos, vücut kaslarının sertleşmesi, kasılması ve çene kilitlenmesi şeklinde seyreden hastalığa, bu bakterinin salgıladığı toksinler neden olur. Çocuk felci, polio virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Solunum yolu ile bulaşan ve tedavisi olmayan bu hastalık, kalıcı sakatlıklara ve hatta ölüme neden olabilir.
Hib menenjiti, Hib (hemofilus influenza tip b), özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda, başta beyin zarı iltihabı (menenjit) ve zatürree olmak üzere ölümle sonuçlanabilen bir çok ağır hastalığa yol açabilen bir bakteridir. Bu bakterinin sorumlu olduğu hastalıklardan Hib menenjiti, erken ve uygun tedaviye rağmen her 5 vakanın 1'inde işitme kaybı, zeka geriliği, felç ve epilepsi gibi nörolojik komplikasyonlar doğurabilir. Komplikasyonlu vakaların %3-8'i, ölümle sonuçlanır. Solunum yoluyla kolayca bulaştığı için özellikle yuva, kreş, anaokuluna giden çocuklarda Hib enfeksiyonları fazla görülür. Hib menenjiti en önemli yaşamsal organ olan beynin zarlarını etkilediği için geri dönüşü olmayan zararlar verebilir.
Bu 5 hastalıktan korunmanın yolu, aşı olmaktır. Günümüzde 5 ayrı aşı yerine tümünün tek bir enjektörde toplandığı karma aşılar geliştirilmiştir. Ayrıca IPV aşısı toplumsal bağışıklık amacıyla Oral Polio olarak da ağızdan damlatılarak ilk uygulamada yapılabilir.
Bu 5 hastalığa karşı geliştirilen karma aşı, çocuklara 2., 4., 6. ve 18. aylarında uygulanmalıdır. 5-6 yaşına geldiklerinde difteri-tetanos-boğmaca 3'lü karma aşı ve çocuk felci aşısı yapılmış olan çocuklara tekli (monovalan) Hib aşısı uygulanabilir.
Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak (MMR) Aşısı
Kızamık, ciltte kırmızı döküntülerle kendini gösteren, bulaşıcı solunum yolu hastalığıdır. Virüsle temastan 10-12 gün sonra başlayan ateş, öksürük ve burun akıntısı ilk belirtileri oluşturur. İki-üç gün içinde kafa derisi, yüz ve boyunda başlayan el ve ayaklara kadar yayılan kırmızı döküntüler gözlenir. Son derece bulaşıcı olan kızamık, döküntülerin ortaya çıkmasından birkaç gün öncesi ile birkaç gün sonrası arasında bulaşıcı safhasındadır. Virüs, öksürme ve hapşırma ile havaya saçılarak yine solunum diğer kişilere bulaşır.
Kızamık, zatürree, beyin dokusu iltihabı, ölüme ve sakatlıklara neden olan komplikasyonlarla seyredebilir. Ateş, lenf bezlerinde şişkinlik, ciltte yüzden başlayıp yayılan pembe döküntüler, kızamıkçığın tipik belirtileridir. Virüs, öksürme ve hapşırma ile havaya saçılarak yine solunum yoluyla diğer kişilere bulaşır.
Kızamıkçık, özellikle gebe kadınların maruz kalması halinde bebekte ağır sakatlıklara neden olabilen bir hastalıktır. Bebek doğurmayı planlayan bir anne adayı kızamıkçığa karşı bağışık olması gerekir. Kabakulak, kulak altındaki lenf bezlerinin iltihabı ile kendini gösteren, kabakulak virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Ateş, baş ağrısı, kulak altında (tek ya da çift taraflı) şişkinlik, kabakulağın tipik belirtileridir.
Beyin zarı veya dokusu iltihabı, pankreas, testis, yumurtalık iltihabı ve sağırlık, kabakulak geçiren çocuklarda rastlanması olası komplikasyonlar arasındadır.
Bu üç hastalıktan ve yukarıda sıralanan olası komplikasyonlarından koruma yolu, aşı olmaktır. Bugün bu üç hastalığa karşı geliştirilmiş aşılar tek bir enjektörde toplanmıştır.
Böylece uygulanacak kızamık-kızamıkçık-kabakulak (MMR) aşısı ile her üç hastalığa karşı bağışıklık kazanılmış olacaktır.
MMR aşısı 12. ayda 1 doz ve 5-6 yaşlarında 1 doz olmak üzere toplam 2 doz uygulanır. 9.ayda kızamık aşısı yapılmamış olan bebeklere 15. ayda 1 doz ve yine 5-6 yaşlarında 1 doz uygulanır. Bu üç hastalıktan herhangi birini geçirmiş olmak, üçlü kombine aşının uygulanmasına engel teşkil etmez.
Su Çiçeği Aşısı
Suçiçeği, içi sıvı dolu döküntülerle kendini gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. İnsandan insana soluma, öksürme, hapşırma, döküntülerle temas etme yoluyla bulaşır.
Suçiçeği son derece bulaşıcı bir hastalık olduğu için çocukların kreş, okul gibi toplu bulundukları ortamlarda çok kolay yayılır.
Suçiçeğinin kesin tedavisi yoktur. Hafif seyirli bir hastalık olarak bilinmesine karşın bazen hem çocuklar, hem de erişkinlerde ciltte estetiği bozabilecek kalıcı izlere yol açan süperenfeksiyonlar, hastanede tedavi gerektiren zatürree, beyin dokusu iltihabı vb. ağır enfeksiyonlara ve bazı vakalarda ölümlere yol açabilen suçiçeğinin bağışıklık sistemini baskılayan kronik hastalığı bulunan çocuklarda komplikasyonlu geçirilme olasılığı ve ölüm riski yükselmektedir.
Aşı, bu hastalığa karşı vücutta oluşturduğu koruyucu antikorlarla yoluyla bağışıklık sağlar. Aşı sayesinde hastalığın geçirilmesi engellenerek:
Ciltteki yara izlerinin oluşumu önlenmiş olur.
Hayati tehlike yaratabilen komplikasyon riski ortadan kaldırılır.
Çocuğun okula devamsızlığı ve onunla ilgilenecek anne-babanın işe devamsızlığı önlenmiş olur.
Semptomatik ilaçların getireceği maddi yük ortadan kaldırılır.
Çocuğun ve anne-babanın hissedeceği sıkıntı, endişe, huzursuzluk önlenir.
İleri yaşlarda görülebilen zona hastalığı olasılığı azaltılır.
Suçiçeği aşısı, 1 yaşından büyük ve daha öncesi suçiçeği geçirmemiş tüm çocuklara tek doz olarak uygulanabilir. Bu aşı 4-6 yaşında tekrarlanabilir. Çocuğunuz suçiçeği geçirmemişse kreş veya okula başlarken mutlaka aşılanmalıdır.
Hepatit A Aşısı
Hepatit A, halk arasında "Bulaşıcı Sarılık" adı ile bilinen ve karaciğerin iltihabı şeklinde kendini gösteren, Hepatit A virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.
Sarılık, en kolay şekilde gözlerin beyaz kısmında fark edilir. Bu arada idrarda koyulaşma ve dışkının renginde açılma görülür. Bu belirtiler 3-6 hafta kadar sürdüğü gibi bazı olgularda 6 ay kadar devam edebilir, ya da kötüleşerek tekrarlayabilir.
Bazı küçük çocuklar Hepatit A'yı bu belirtilerin hiçbiri görülmeden geçirebilirler. Ancak hepatit A ile daha ileri yaşlarda karşılaşan bir bireyde belirtilerin şiddeti ve hastalığın ciddiyeti yüksektir.
Hijyenik olmayan şartlarda üretilmiş hazır gıdaların veya iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin tüketilmesi, yeterince temiz olmayan yüzme havuzlarının kullanılması ve çocukların toplu bulundukları kreş ve okullar, Hepatit A'nın yayılması için uygun birer yoldur.
Hastalığın belirli tedavisi yoktur, normal şartlar altında hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşir. Ancak, bazı kişilerde yoğun hastane tedavisi gerektiren karaciğer yetmezliğine, hatta ölüme yol açabilir. Küçük bir çocuk hastalığı belirtisiz geçirse dahi, farkında olmadan virüsü çevresindeki, bu hastalıktan daha ağır etkilenecek bireylere bulaştırabilir. Kronik karaciğer hastalığı bulunan çocukların Hepatit A geçirmeleri halinde hastalık çok daha ciddi seyreder.
Hepatit A, temizlik ve sanitasyon koşulları yetersiz ortamlarda hızlı yayılır. Ellerin sık yıkanması, bulaşma olasılığı bulunan besinlerin çok iyi yıkanması, pişirilmesi, suların kaynatılması gibi genel hijyenik önlemler bulaşma riskini azaltsa da tamamen engelleyemez.
Bugün Hepatit A hastalığından tam korunmanın en etkili ve güvenilir yolu hepatit A aşısı olmaktır. Daha önce Hepatit A geçirmiş olan kişiler bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmışlardır. Ancak henüz geçirmeyenler, her an virüsle temas riski taşırlar. Çocukların hijyenik önlemleri çok iyi bilmemeleri nedeniyle risk bu dönemde yüksektir. Dolayısıyla 2 yaşını bitiren çocuklar öncelikli olmak üzere daha önce hastalanmamış herkesin hepatit A aşısı olması önerilir.
Aşı 1. doz ve 6 ay sonra 2. doz şekilde toplam 2 doz uygulanır.
Hepatit B Aşısı
Hepatit B, halk arasında "Sarılık" adı ile bilinen ve karaciğerin iltihabı şeklinde kendini gösteren, Hepatit B virüsünün neden olduğu kronikleşen, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.
Virüs ile temas ettikten yaklaşık 2-6 ay sonra halsizlik, iştah kaybı, bulantı, deride ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, karın ağrısı gibi belirtiler gözlenir. Hepatit B virüsü, başlıca kan ve vücut sıvılarında (tükürük, idrar, ter, semen, vajinal salgı vb.) bulunur. En yüksek bulaşma riskleri, kanla direkt ya da dolaylı temas, cinsel ilişki ve doğum esnasında kronik Hepatit B hastası anneden bebeğe Hepatit B virüsü bulaşması halinde hastalığın kronikleşme olasılığı çok yüksektir.
Diğer yandan, hepatit B virüsünün vücut dışında 7 gün gibi uzun süre canlı kalabilmesi nedeniyle steril olmayan aletlerle yapılan cerrahi müdahale, diş muayene-tedavileri ve sünnet, berber aletlerinin ya da kişisel temizlik ve bakım eşyalarının ortak kullanımı, Hepatit B hastalığının bulaşmasında aktif rol oynarlar. Hastalığın bulaşması için derideki ince bir sıyrıktan ya da mukozadan çok az miktarda kanın vücuda girmesi yeterli olabilir.
Vücudun zayıf düştüğü bir dönemde, siroz veya karaciğer kanseri gelişmesine neden olur. Hepatit B, dolaylı bir temasla her an bulaşabilecek bir hastalık olması nedeniyle mümkün olan en erken yaşta etkin bir şekilde korunmayı gerektirir.
Bugün tek etkin yöntem, hepatit B aşısı olmaktır. Hastalığı geçirmiş ve kronikleşmeden tamamen iyileşmiş, ya da aşılanarak hiç hastalanmadan korunmuş kişilerde Hepatit B'ye karşı antikorlar bulunur. Koruyucu antikorların anneden bebeğe geçmemesi nedeniyle henüz yeni doğmuş bebeklerin aşılanmaları gerekir.
1. doz doğumda, 2. doz bir ay sonra, ve 3. doz doğumdan 6 ay sonra yapılmak üzere toplam 3 doz ile Hepatit B'ye yaşam boyu korunmak mümkün olabilmektedir. Daha önce aşı olmamış, ve virüsle temas etmemiş herkes, yine aynı şema ile 3 doz aşı olarak korunabilirler.
Pnömokok Aşısı (Zatürree aşısı)
Zatürree aşısı olarak bilinen aşılar, aslında pnömokok bakterilerinin neden olduğu zatürree de dahil olmak üzere esas olarak bakteriyel menenjit, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi pek çok hastalığa karşı etkilidir. Özellikle son yıllarda kullanmaya başladığımız bu aşı doğumdan sonra ikinci aydan itibaren başlayarak 1-2 ay ara ile 3 doz, 12-15 arasında tek doz önerilmektedir. İlk kez aşılanacak 2-9 yaş arasındaki çocuklara ise tek doz önerilmektedir. En sık yan etkisi aşı sonrası gelişen ateş ve huzursuzluktur.
Rotavirüs Aşısı
Dünyada görülen ishallerin en sık nedeni Rotavirüstür. Genelde 6 ay ve 2 yaş arası çocuklarda görülür. Ani ateş, kusma ve arkasından ishal başlar. Tedavi destekleyicidir. Su kaybının önlenmesi esastır. Aşılama ağızdan verilen ilk dozu ilk 3 ay içinde olmak şartıyla en az bir ay ara ile 2-3 doz şeklinde uygulanır.
Human Papilloma Virüs (HPV) Aşısı
Kadınlarda görülen rahim ağzı kanserinin en önemli nedenidir. Bu virüslerin bazı tipleri aynı zamanda cinsel bölgede siğillere neden olmaktadır. Cinsel yolla bulaşan bu hastalık için geliştirilen aşı 9-26 yaşlarında 3 doz şeklinde uygulanmaktadır
ÖNERİLEN PRİMER AŞI TAKVİMİ
Doğduktan Hemen Sonra: Hepatit B aşısı
1.ay:Hepatit B aşısı
2.ay:DBT-IPV-HIB aşısı ve Rotavirüs aşısı
3.ay:Pnömokok aşısı ve BCG aşısı
4.ay:DBT-IPV-HIB aşısı ve Rotavirüs aşısı
5.ay:Pnömokok aşısı
6.ay:DBT-IPV-HIB aşısı ve Hepatit B aşısı
7.ay:Pnömokok ve Rotavirüs aşısı
12.ay:MMR
13.ay:Pnömokok aşısı
14.ay:Hepatit A Aşısı
15.ay:Suçiçeği aşısı
18.ay:DBT-İPV-HİB aşısı
20.ay:Hepatit A
4-6 yaş:DBT-IPV ve MMR
İnfluenza:Her yıl